ALPİNYA fidan süsbitkileri sulama dranaj zen peyzaj tohum dışmekan bitkileri meyve organik tarım

Hakkımda

SİTEMİZİ ZİYARET ETTİGİNİZ İÇİN TEŞEKÜR EDERİZ.


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Kategoriler

  • DEVAM EDEN ÇALIŞMALARIMIZ
  • faliyet alanlarımız
  • heykeller
  • iletişim
  • kaya bahceleri
  • meyve bahcesi
  • meyve bahcesi düzenleme
  • otamatik sulama sistemleri
  • pergola
  • peyzaj nedir
  • praaaaaaaaaaaatik
  • pratik bilgi
  • SİTE SAHİBİ HAKINDA BİLGİLER
  • yeşilbarış yapı koparatifi devam eden calışmamız
  • zen bahcesi
  • çoçuk oyun park alanları
  • şelele süs havuzları

  • Arkadaşlarım


    alpinya peyzaj iletşim

     0555 578 87 88


    Tarih: , 30/5/2008
    Yorum (0) | Bağlantı

    Dış Mekan Süs Bitkileri ile Bahçe Düzenlemesinde Dikkat Edilecek Husular alpinyaa peyzaj

       Öncelikle bahçenin bir krokisi çıkartılmalı;

    - Kroki üzerinde rüzgâr koridorları, güneşlik ve gölgelik alanlar, bina girişi, varsa yol, gizlenmesini istediğimiz kötü görüntüler vs. belirtilmelidir.

    - Sonra kroki üzerinde karalamalar yaparak istediğimiz düzenlemeyi önce kâğıt üzerinde gerçekleştirebiliriz.

    - Ilk yapılması gereken istenmeyen görüntü ya da gürültü gelen bölümlerin perdelenmesidir. Bahçenin o yöndeki sınırına bitki perdesi oluşturabiliriz. Bunun için boylu ve sık yapraklı, her dem yeşil bitkiler seçilmelidir.

    - Bahçe sınırına doğru büyük bitkiler binaya yaklaştıkça daha alçak bitkilerin seçilmesi gerekmektedir.

    - Bahçenin ana çerçevesini çizdikten sonra bahçe içi bitki seçimine başlanabilir.

    - Bahçe düzenlenirken estetik kuralları geçerli olacaktır. Bunlar; orantı, uyum, simetri, denge ve tarzdır. Yani bahçenin bir kişiliği olmalıdır. Bu da bitkilerin rast gele fırlatıldığı bir mekan olmaktan çok, birbirine uyan, benzer tarzda malzemelerin seçilmesi ile ve bu malzemelerin de bahçenin ve binanın mimari tarzıyla uyumlu olması ve uygun yerde kullanılması ile mümkündür.

    - Toprak yapısı kötü ise üst toprak değiştirilmeli ya da hayvan gübresi ilave edilmelidir.

    - Toprak iyi etüt edilmeli yani aşırı sulamalarda fazla su kolayca süzülebilmelidir. Önce büyük ağaçlar, sonra çalılar ve yer örtücüler ile çiçekler dikilmeli en son çim ekimi yapılmalıdır.

    - Bitkiyi tanımak önemlidir. Aldığımız bitki çok küçük olabilir. Fakat bitki yıldan yıla değişir. Bitkiyi seçerken büyüdüğünde alacağı şekil ve boy dikkate alınmalıdır.

    Tüm bunlar düşünülürken bitki seçiminde onların iklim ve toprak istekleri, gölgeye toleransları göz önünde bulundurulmalıdır. Burada dış mekanlarda kullanılan bazı bitki türleri hakkında bilgi verelim:

    MANOLYA (Magnolia): Manolyanın büyümesi yavaştır. Dolgun yapıda küre biçimi oluşturan çalımsı ağaççık, yaklaşık 3m boylanıp, 3,5m kadar genişlemektedir. Yapraklarını dökerler. Kokulu beyaz çiçeklerini yaprakları çıkmadan, Mart ve Nisan ayında açarlar. Yıldız biçimli 12-19 taç yapraklı, 10-12 cm çapında çiçekleri olur. Çiçekleri koklarken nefes verilirse çiçeklerin beyaz rengi solar ve kararır. Manolyalar, suyu çok iyi geçiren verimli, killi toprakta iyi gelişmektedir. Yeni dikilen genç fidanlar ilk yıllarda bir desteğe alınıp, ilkbaharda dibi turba veya yaprak çürüğü ile örtülmelidir.

    - 10 °C kadar dayanır. Işık-yarı gölge ağacıdır. Kurak dönemlerde bolca sulanarak, suya doyurulmalıdır. Budama gerekli değildir. Tohum, çelik ve aşı ile üretilir. Tohumlar toplanıp temizlendikten sonra kurumadan hemen veya 12-15 haftalık soğuk katlamadan sonra ilkbaharda ekilir. Ekimden sonra toprak neminin muhafazasına dikkat edilmelidir.

    HANIMELI (Lonicera) : Hanımeli familyasında yüzlerce çalımsı ve tırmanıcı bitki türü vardır. Bizim ele alacağımız hanımeli dolgun yapılı, çok dallanan, yapraklarını döken, her türlü bahçede kullanılan ağaççıklardır. Çekici, çoğunda kokulu 1-3 cm büyüklükte pembe, beyaz veya kırmızı ve eflatun çiçekleri ile tanınırlar. Meyve büyüklüğü 1 cm den biraz küçük olur. Yaprakları 3-7 cm büyüklükte olup ilkbaharda erken dönemde çıkar, sonbaharın sonlarında dökülür. Bu bitki çok az bakıma gerek duyar ve zararlı böceklerden nadiren etkilenirler. Hatta şehirlerin kötü çevre koşullarında bile büyüme güçlüğü göstermeyerek çiçek tarhlarında veya bahçe kenarlarında rahatlıkla kullanabilirler. Ağaççık olan hanımelilerin hemen her türlü toprakta, güneşli veya hafif gölge yerlerde kolaylıkla yetiştirilebilirse de çiçek sayısı az olur. Hanımeliler erken ilkbaharda çiçek açtıklarından, sonbaharda dikimi uygundur. Bitki yeterli alan bulduğunda, yaşlanmış dallarının temizlenmesi dışında budama istememektedir. Ilkbahar sonundan itibaren bitkilerden alınan çelikler ile çoğaltılabilir.

    KARTOPU (Viburnum) : Kartopu, çiçek açan ve bunu takiben meyve oluşturan önemli bir çalıdır. Yükseklikleri 50 cm ile 6 m arasında değişir. Çalımsı ağaççıklardan oluşan tarhlara, çit aralarına veya güzel görünüm oluşturacağı bir yerde ya da tek başına kullanılabilir. Yaprağını döken ve her dem yeşil kalan çeşitleri vardır. Çiçekleri genelde beyaz renklidir; ancak, pembe renkli olanları da vardır. Birçoğu da oldukça hoş kokuludur. Yaprağını döken tüm kartopları, bol güneşte daha iyi büyüme gösterirler. Gece donlarından hemen sonra sabah güneşi olursa bundan zarar görürler. Suyu iyi geçiren hemen her türlü toprakta yetişebilir. Çitlerde 1-2,5 m yükselenleri, 75-125 cm mesafe ile dikilmelidir. Kartopları, sonbahardan ilkbahara kadar toprağın işlenebilecek durumda olduğu, istenilen her zamanda dikilebilir. Meyveleri için yetiştirilmesi söz konusu olduğunda iki veya üç tanesinin, tozlama ve dölleme amacıyla yan yana dikilmesi tavsiye edilir. Kartoplarının süslü yapısını korumak için ölü dalları temizlenirse de kısıtlı budama yapılmalıdır. Ilkbahar sonundan itibaren bitkilerden alınan çelikler ile çoğaltılabilir.

    SÜS LAHANASI (Brassica): Orta yapraklar pembe-mor ve eflatun-mor renktedir. 20-30 cm arasında boylanır. Kasım-Mart ayları arasında 8-15°C sıcaklıkta yapraklar renklenmeye başlar. Bundan daha düşük ve yüksek sıcaklıklar yaprak renklenmesini olumsuz yönde etkiler. Dikim zamanı Ekim-Kasım aylarıdır. Dikim mesafesi 25-35 cm civarında olmalıdır. Güneşli ortamlarda, besin maddelerince zengin, derin, hafif kireçli, orta derecede nemli topraklarda yetiştirilmelidir. Yaprak renkleninceye kadar verilen azot kapsamı yüksek kompoze gübre daha sonra yavaş yavaş azaltılmalıdır. Kuruyan ve sararan dış yapraklar bitkilerden uzaklaştırılmalıdır.

    ACEMBORUSU(Campsis): İki türü bulunan, yaprak döken sarılıcılardır. Göz alıcı çiçekleri vardır. Acem borusu turuncu-kırmızı renkli muhteşem çiçekleri ile çok gösterişli asmalardır. Çiçeklenme dönemi Temmuz ortasında Eylül sonudur. Özellikle geniş alanlarda, duvar, çardak, çit ve parmaklıkların yeşillendirilmesinde sıklıkla kullanılırlar. Havai kökçükleri ile tutunarak ve sarılarak 9 m’ye kadar boylanabilirler. Bu bitkilerde çıplak gövdeli ağaçların gövdelerini sardırmak da mümkündür. Borazan ve Trompet çiçeği olarak da bilinen bitkiler, yaz ortasına doğru çiçeklenir ve uzun süre çiçekli kalırlar. Acem Borusu hemen tüm bölgelerimize uyum sağlayabilir. Akdeniz ve Ege bölgelerinde yüzey kaplama amacıyla kullanıldıklarında yapraklarını dökmezler. Tam güneş alan yerlere ve organik maddelerce zengin, iyi drene olan, hafif nemli topraklara dikilmelidir. Zayıf topraklarda ise düzenli gübreleme yapılmalıdır. Genç bitkiler sarılıcı kökçükleri gelişine kadar desteklenmelidir. Özellikle gençken yapılacak budamalara iyi tepki verirler. Budamalar sürgün uçlarından hafifçe kırpma şeklinde olmalıdır. Bitki tohum ve çelikle üretilmektedir.

    ERGUVAN(Cercis siliquastrum): Ülkemizin doğal türü olduğundan fidanlıklarda en çok yetiştirilen Cercis türüdür. Erguvanlar başlangıçta yavaş büyürlerse de daha sonraları büyümeleri hızlanır. 5-6 m boy ve 4 m kadar da yayılım yapabilirler. Yuvarlak ve dar bir tepe oluştururlar. 5-10 cm uzunluktaki kalp şekilli yapraklar, üst kısımda mavi-yeşil, altlarda ise açık yeşildir. Nisan- Mayıs aylarında, yapraklanmadan evvel tüm dallar ve gövdede açan erguvani renkli o muhteşem çiçekleri ile baharı müjdelerler. Bu halleriyle Erguvanlar muazzam bir çiçek topunu andırırlar. Çiçeklenmeyi takiben beliren tohum zarfları da ilgi çekicidir. Tek tek ya da gruplar halinde vurgu ağacı olarak kullanılabilirler. Tüm sahil bölgelerimize uyum sağlayabilirlerse de Karadeniz kıyılarında korunaklı, siper yerlerde yetiştirilmeleri uygun olur.

    MOR SALKIM (glycine): Beyaz ve mor renkte çiçekler açan ve 15m uzayan, sarılıcı bir bitkidir. Kışın yapraklarını döker. Çelik ve daldırma ile üretilir. Dayanıklı ve uzun süre yaşayanlar fidandır. Üretilmesi gül’e benzer. Çardaklar ve pergolalarda güzel bir görünüm sağlar.

    Dış Mekan Süs Bitkilerinin Bakımı

    Dış mekan süs bitkilerinde sulama, ot alma, çapalama, gübreleme, uç alma ve açmış çiçeklerin uzaklaştırılması, hastalık ve zararlılarla savaşma en önemli bakım işleri arasındadır.

    Sulama: Dış mekan süs bitkileri sık ve düzenli sulamaya gereksinim gösterir. Sulama sabah ve akşam saatlerinde yapılmalıdır. Öğle sıcağında yapılan sulama yanmaya ve su kaybına neden olur. Sulamalar, toprağın havalanmasına olanak verecek şekilde belirli aralıklarla ve bitkilerin kök aksamının bulunduğu 20-25 cm’lik toprak tabakası su ile doygun hale gelinceye kadar yapılmalıdır. Çok sık ve yüzeysel sulama bitkilerin yüzeysel kök sistemi oluşturmasına neden olduğundan önerilmez.

    Çapalama ve ot alma: Sulamalar, yabancı otların gelişimini teşvik ettiği gibi, organik maddece fakir toprakların yüzeyinde kaymak tabakası oluşumuna da neden olmaktadır. Yabancı otları temizlemek, kaymak tabakasını kırmak ve toprağı kabartarak havalandırmak amacıyla çapalama yapılmalıdır. Çapa işlemi, iki sulama arasında toprak yüzeyinin kurumaya başladığı zamanda yapılmalıdır. Bu, toprağın havalanmasına, bitkilerin daha iyi gelişmesine olanak verir. Çapalama ve ot alma sırasında bitki köklerinin zedelenmemesine dikkat edilmelidir.

    Gübreleme: Bitkiler azot (N), fosfor (P), potasyum (K), olmak üzere üç ana besin maddesine öncelikle ihtiyaç duydukları gibi, magnezyum, demir, kükürt gibi diğer maddelere de ihtiyaç gösterir. Mevsimlik çiçekler gelişme sürelerinin başlangıcında çiftlik gübresiyle gübrelenmelidir. Inorganik gübre ise gelişme süresince verilir. Toprağa verilecek organik gübrenin tamamen çürümüş olması gerekmektedir.

    Uç alma ve açmış çiçeklerin uzaklaştırılması: Çiçeklenme süresini uzatmak, daha bakımlı ve güzel görünüş elde etmek amacıyla solmuş çiçekler, üzerinde bulundukları sürgünün biraz alt tarafından kesilmek suretiyle uzaklaştırılmalıdır. Bu uygulama çiçek sayısının artmasına neden olmaktadır. Tohum toplanması söz konusu olduğunda yeteri kadar bitkinin bu amaçla ayrılması gerekmektedir.

    Kaynaklar:

    - Korkut A,1998. Çiçek yetiştiriciliği. Istanbul
    - TAV, 1999. Süs Bitkileri Yetiştiriciliği Süs Ağaççık ve Çalıları. Yalova
    - Öğe H, 1997. Çiçekler, Kaktüsler ve Etli Bitkiler. Istanbul
    - Kenber L, 1996. Süs ve Salon Bitkileri. Istanbul
    - Bitkisel Üretim Özel Ihtisas Komisyonu Süs Bitkileri Alt Komisyon Raporu, 2001. Ankara
    - Anonim, Kozdere Fidancılık Peyzaj, 2003.
    - Anonim, www.modeincyprus.net
    - Anonim, Şifalı Bitkiler Sözlüğü, 2004
    - Anonim, Bitki Ansiklopedisi, 2002
    - Anonim, Sami Fidancılık, 2003
    - Anonim, Tarım ve Bahçe Portalı. Istanbul

    Arş. Gör . Ayşen Melda ÇOLAK
    Ekoloji Magazin


    Tarih: , 28/5/2008
    Yorum (0) | Bağlantı

    çoçuk oyun alanları park

     


    Tarih: , 18/5/2008 Kategori: çoçuk oyun park alanları
    Yorum (0) | Bağlantı

    yeşilbarış yapı koparatifi

     


    Tarih: , 17/5/2008
    Yorum (0) | Bağlantı

    mavi ladin MAVİ LADİN ALPİNYA PEYZAJ

    ALPİNYA PEYZAJ VE FİDANCILIk MAVİ LADİNK


    Tarih: , 15/5/2008
    Yorum (0) | Bağlantı

    otamatik sulama sistemleri alpinya peyzaj


    Tarih: , 15/5/2008 Kategori: otamatik sulama sistemleri
    Yorum (0) | Bağlantı

    pergola yapımı

    ALPİNYA PEYZAJ


    Tarih: , 15/5/2008 Kategori: pergola
    Yorum (0) | Bağlantı

    meyve bahcesi kurulmu

    MEYVE YETİŞTİRME  VE  BAKIMI                         

                                                                                                                                                 Küçük veya büyük bir bahçemiz varsa kesinlikle meyve ağacı dikmek isteriz. Kendi yetiştirdiğimiz bir ağacın meyvesini dalından koparmanın gurur ve hazzı bambaşka olur. Lezzeti ise satın aldıklarımızdan çok farklıdır.

    Ancak meyve yetiştirmek diğer bütün bitkilerden daha zor ve emekli bir iştir. Ağaçlar devamlı bakım ister. Budama, ilaçlama, gübreleme derken hem zaman, hem de güç gerektirir. Ayrıca bu gibi işlerin tekniğini de çok iyi bilmek gerekir. Doğru ve vaktinde yapılmazlarsa ağaçlar zamanla   kurur, ya da çalılaşır ve meyve verimi düşer.

    Bahçemize meyve ağacı dikerken dikkate almamız gereken bir takım unsurlar vardır. Önce bir bakmalıyız. O civarda hangi meyveler iyi yetişiyor? İklime uymayan meyveleri yetiştirmeye uğraşmak vakit kaybından başka bir şey değildir. En iyisi bahçemizi ehil birine göstermek ve hangi meyvelerin buraya uygun olacağını öğrenmektir. İmkan olursa bahçe toprağını tahlil ettirmek de çok iyi olur. Ayrıca değişik mevsimlerde olgunlaşan meyveler seçtiğimiz takdirde bahçemizde her zaman meyve bulunur.

    Meyve ağaçlarını eve yakın dikmemelidir. İlaç yaparken problem olabilir veya meyve zamanı  sinek ve arılar evi istila edebilir. Aynı sebepten  üzümü de eve sardırmak yerine, bu iş için ayrı bir yere çardak yapılmalıdır.

    Bahçeniz küçükse veya sizin uğraşacak fazla vaktiniz yoksa  şimdilerde çok moda olan cüce meyve ağaçları dikebilirsiniz. Bu ağaçlar 2-2,5 metreden fazla büyümez ama meyveleri normal boyuttadır. Fidanlar birbirine yakın dikilerek yerden kazanç sağlar. Budama, ilaçlama ve meyve toplama işleri son derece kolaylaşır. Daha iyisi aşırı ürün verme tehlikesi olmadığı için  fazladan iş çıkarmaz. Elma, armut, şeftali ve erik gibi bir çok meyveler böyle bodur fidanlar olarak üretilmiştir.

    Kolay yetişen meyveler yalnız ağaçta yetişmez. Çilek, ahududu, frenküzümü ve bektaşi üzümü gibi  yerde veya çalı şeklinde yetişen meyveler de en küçük bahçede bile yer bulabilir. Üstelik fazla emek ve ilaç istemezler.

    Üzüm  çeşitleri de bahçelere çok yakışır. İster çardak şeklinde ister bağ üzümü olarak yetiştirilir,ancak iyi ürün vermesi için epey emek ister.

    Bir de süs ağacı olarak da kullanılan meyve ağaçları vardır. Malta eriği, sarkık dut, süs erik ve elmaları vs, gibi.

    Farklı sayfalarda sırasıyla bütün meyve cinslerinin özelliklerini,bakım ve yetiştirme bilgilerini vereceğim.

                    MEYVE YETİŞTİRME USULLERİ

    MEYVE NEREDE YETİŞİR?

    Meyve bahçesi olacak yer bol güneşli,havadar, drenajı düzgün ve taban suyu 2 metreden aşağıda olmalıdır. Taban suyu yüksek ve kışın su tutan bahçelerde meyve ağaçları fazla yaşamaz.

        

    Toprak zengin ve iyi işlenmiş,düz veya eğimi az olmalıdır. Fazla rüzgar alan yerlerde de ağaç iyi yetişmez.

     Her iklime uygun meyve vardır.

    FİDAN NASIL ELDE EDİLİR?

    Tohumdan yetiştirme:

    Çoğunlukla pratik değildir. Bu yolla meyve almak uzun zaman gerektirir. Kültür meyveleri tohumdan yabani çıkar ve aşı gerektirirler.Bir çok elma, armut,ayva,dut, kiraz ,kayısı ve portakal çeşitleri böyledir.

    Şeftali, ceviz, badem, zerdali ve kestane gibi bazı meyveler ise tohumdan aslına uygun meyve verirler. Yabani meyveler de böyledir.

    Kaliteli meyvelerden alınan çekirdek veya tohumlar kasım ayında bol gübreli ve kumlu toprağa ekilir. Baharda çıkan fideler 2 yaşına gelince asıl yerine dikilir.

    Kaliteli meyve fidanı için

    Çelikle yetiştirme:

    Bazı meyvelerin genç dalları toprağa dikilince köklenir. Böyle yetişen fidanlar aşı gerektirmeden aslına uygun meyve verir. Ayva, iğde, fındık, üzüm, ahududu, zeytin, incir, nar, limon ve mandalina çelikten yetiştirilir.

    Çelik ilkbaharda henüz ağaçlara su yürümeden alınır. Seçilen ağacın bol güneş gören sağlam ve düzgün,bir yıllık dallarından kesilir.Dal en az kurşunkalem kalınlığında olmalıdır. Cinsine göre 15- 40 cm. bir parça kesilir.İnce olan uç kısmı alınır. Çelikleri gübreli toprağa iyice gömülür. Dışarıda 1-2 göz bırakılır. Yaz boyunca bol sulanır.Yeteri kadar büyüdükten sonra sonbaharda  asıl yerine dikilir.

    Kök sürgünüyle yetiştirme:

    Bazı ağaçlar köklerinden sürgün verirler. Bunlar sonbaharda yerlerinden çıkarılarak asıl yerlerine dikilir.

    Zeytin, incir, nar, ayva, üzüm, fındık, vişne ve ahududu kök sürgünüyle yetişir ve aslına uygun meyve verir. Aşılı ağaçlardan  çıkan sürgünler yabani olur. Aşı gerekir.

    Aşı ile yetiştirme:

    Sağlam ve dayanıklı yabani fidanlara aşı yapılarak çok kaliteli meyveler elde edilir. En yaygın usul budur. Aşılı fidanları daima güvenilir bir fidanlıktan temin etmelidir. Fidanlar çıplak köklü veya saksı içinde satılır.

    DİKİM ZAMANI

    Çıplak köklü fidanlar sonbaharda yaprak dökümünden ilkbaharda su yürüyünceye kadar olan zamanda dikilir. Çok soğuk yerlerde su yürümeye yakın dikilmesi daha iyi olur. Saksıda yetişmiş olanlar her mevsim dikilebilir ama çok sıcak zamanlar pek uygun değildir.

    Herhangi bir sebepten dikim gecikirse toprakta geniş ve sığ bir çukur açılır. Fidan kökleri çukura hafif eğimli olarak uzatılır. Toprakla örtülür. Bastırılır ve sulanır. İlk fırsatta çıkarılıp yerlerine dikilir.

    Fidan dikimi yağışsız ve aşırı soğuk olmayan bir günde yapılır.

    ÇUKUR AÇMA

    Çok sayıda fidan aynı bahçeye dikilecekse bu alan sonbaharda bol gübre ilavesi ile derince bellenir. Hatta mümkünse kirizme yaptırılır. Bu durumda çukurlar dikimden birkaç gün önce açılabilir.

    Bahçe kazılmayacaksa çukurlar dikimden en az 1-2 ay önce açılır. Her çukur 1 metre çap ve 60 cm. derinlikte  olmalıdır. Kazılırken üst toprak bir tarafa alt toprak başka bir tarafa ayrılır. Yabani ot ve iri taşlar ayıklanır. Üst tabaka toprak bolca yanmış gübre ile karıştırılır.

    DESTEK ÇUBUKLARI

    Fidan dikilmeden önce destek çubukları hazırlanır. Bunlar yeteri kadar uzun, uçları sivriltilmiş,sağlam ve budaksız olmalıdır. Çubuklar fidan için açılmış çukurlara önceden sağlamca çakılır. Fidan dikilecek yerden 15-20 cm öteye çakılmalıdır. Dikimden sonra fidan destek çubuğuna sağlam ve yumuşak bir bağla bağlanır. Hazır satılan bağlar da kullanılabilir.

    DİKİM BULAMACI

    Bir tenekeye bir kürek taze gübre ve iki kürek killi toprak konur. Su ilave edilerek eritilir. Akıcı bir bulamaç olmalıdır. Fidanlar önce bu karışıma batırılır,daha sonra dikim yapılır. Bu karışım köklenmeyi çabuklaştırır. Ancak şart değildir.

    FİDAN DİKİMİ

    Fidan köklerinin yaralı ve ezik yerleri budanır. Tepe dalları biraz kısaltılır. Çukura bir miktar gübreli üst toprak atılır. Hafif bir tümsek yapılır. Fidan dikim bulamacına batırılır ve kökleri bu tümseğe yayılır. Köklerin arasında boşluk kalmayacak şekilde toprak doldurulur. Çukur yarıya kadar dolunca ayakla hafifçe sıkıştırılır. Tekrar toprak ilave edilir. En son bir daha sıkıştırılır. Aşı yeri hafifçe örtülmelidir. Sulama açısından çukurun çevresi çanak şeklinde düzenlenir. Fidanın çevresine birkaç kürek gübre saçılır. Bolca sulanır. Destek çubuğuna  bağlanır. Dalın yaralanmaması için bağlar kurdele biçiminde olup sekiz şeklinde bağlanmalıdır.

    YIL BOYUNCA MEYVE AĞAÇLARININ BAKIMI

    SULAMA

    Meyve ağaçları eğer yağış yeterli değilse, ilkbaharda çiçeğe durduktan sonra sulanmaya başlanır.Yaz ve sonbaharda devam edilir.Yazın yetişkin ağaçlar her 15 günde, yeni fidanlar haftada bir sulanmalıdır. İlk ve sonbaharda daha seyrek verilebilir. Bu mevsimlerde çok fazla yağış oluyorsa sulama yapılmaz.

    En doğru sulama ağacın tarlasına su verilmesidir. Ev bahçelerinde bu pek mümkün olmaz. Bu yüzden her ağacın çevresine tacı genişliğinde bir çanak yapılır. Su burayı dolduruncaya kadar akıtılır. Ağacın yalnızca dibini sulamanın faydası azdır. Zira asıl suyu emen kılcal kökler ağaçtan epey uzağa yayılır. Sulamayı gece yapmak en uygunudur. Ağacın gövdesini ıslatmamalıdır.

    ZARARLILARLA MÜCADELE

    Meyve ağaçları mantar ve böcek türü bir çok zararlıya karşı savunmasızdır. Bu yüzden düzenli bir ilaç mücadelesi gerektirir.

    İlk ilaçlama kış sonunda gözler uyanmadan önce  yapılır. Kışlık yağ diye bilinen bu ilaç yalnızca yaprak döken ağaçlara ve malta eriği, zeytin gibi ağaçların gövdelerine uygulanır. Ağaç üzerindeki böcek yumurtalarını ve parazitleri öldürerek hastalık riskini azaltır.

    Bu ilaç güneşsiz,rüzgarsız ve puslu havada yapılmalıdır. Hava ne kadar nemli olur ve ilaç geç kurursa o kadar  iyidir.

    Baharda tomurcukların yeşil rengini göstermesiyle birlikte düzenli bir ilaçlama programı uygulanır. Bir ağaç bahar ve yaz boyunca 6 kez ilaçlama gerektirir.Yalnız çiçekleri tam açmış haldeyken ilaç yapılmaz. Bunun için çiçeklerin çoğunun dökülmesi beklenir.

    Çoğunlukla mantar ve böcek ilacı birbirine karıştırılıp aynı anda uygulanır.

    Farklı zararlılar, farklı ilaç gerektirir.

    Bu konuda ilaç temin edilen yerden ayrıntılı bilgi alınmalı, reçetede yazılan talimatlara uyulmalıdır. 

    İlaçlama sırasında dikkat edilecek noktalar:

    Bu maddeler çok zehirli oldukları için maksimum dikkat gerektirirler. Özellikle çocuklar ve ev hayvanları ilaç yapılan sahadan uzak tutulur.

    İlaçlama ile ilgili her şey yiyecek saklanan yerlerden uzakta, en iyisi kilit altında tutulmalıdır.

    İlaçlama için en uygun zaman sakin, rüzgarsız ve güneşsiz havalardır. Akşam üstleri bu iş için idealdir. Yağmurda veya yağmur riski varsa ilaç yapılmaz.

    İşlemi yapacak olan kişi mutlaka koruma tedbirleri almalıdır.

    Gözlük, maske ve eldiven kullanılmalı,kazara ilaç göz veya deriye değecek olursa derhal bol su ve sabunla yıkanmalıdır. İşlem sırasında bir şey yenmez ve içilmez. (Özellikle sigara içmemelidir.)

    İlacın hazırlanması:

    İlaç önce az suyla eritilir. Daha sonra belirtilen ölçüde su konur. İlaçlama kabının ağzına bir tülbent konur ve ilaç bundan süzülerek doldurulur. Özellikle toz ilaçlar iyi erimezse püskürtücüyü tıkayabilir.

    İlaçlama:

    Ortalama büyüklükteki bir ağaç en az 5-6 kg  sulandırılmış karışımla adeta yıkar gibi ilaçlanır. Gövde ve dallar da tamamen ıslanmalıdır. Yetersiz ilaçlamanın fazla bir faydası olmaz.

    Sistemik denilen ve bitkinin içine nüfuz eden ilaçlar kullanıldığında meyveler en az 14 gün toplanmamalıdır.

    Yüzeysel etkili olanlarda ise 3-4 gün sonra hasat yapılabilir.

    Mümkün olduğu kadar sistemik ilaçlar kullanılmamasını tavsiye edeceğim. Böylece ilaçlardan daha az etkileniriz.

    İlaçlama sonrası

    Her iş bittikten sonra  artıklar yok edilir ve kullanılan kaplar iyice temizlenir.İlaçlama kabına bir miktar temiz su konarak bir süre püskürtme yapılır.Böylece birikmiş artıklar temizlenmiş olur.Bu kaplar başka iş için kullanılmaz.İlaç yapan kişi de kıyafetini değiştirir.Bol su ve sabunla iyice temizlenir.

    Aslında bir çevreci olarak bu tür maddeleri kullanmayı hiç istemem ama ne yazık ki başka çare bulamıyorum. Bu yüzden hastalıklara daha dayanıklı olduğunu farkettiğim bazı meyveleri ilaçlamıyorum.

    Dut,incir,trabzon hurması, muşmula, nar, vişne, can eriği, ahududu, çilek ve frenk üzümü bahçemdeki ilaç istemeyen meyveler. Buna karşılık:

    Elma, armut, ayva, şeftali, kiraz, kayısı, yaz ve sonbahar erikleri mutlaka ilaç gerektiriyor.

    Bu arada mantar hastalıkları için kullanılan bakır çözeltisi esaslı ilaçların çevreye böcek ilaçlarından çok daha az zarar verdiğini de belirteyim..

     

    AĞAÇLARIN BESİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAMA

    Ağaçların topraktan  eksilttikleri besin maddelerini her yıl yerine koymamız gerekir. Bu da sonbaharda gübreleme yoluyla yapılır. Yalnız çok kuvvetli büyüyen ve meyveye yatması geciken fidanlara 1-2 yıl gübre verilmez. Bir yıl az bir yıl çok meyve yapan ağaçlarda gübre ürün yılı verilir, dinlenme yılında verilmez.

    Önce ağacın çevresindeki yabani otlar sökülür. Gübre ağaç tacının genişliğince ağacın çevresine eşit olarak yayılır. Toprak bellenir. Organik maddelerden malç yapılmışsa(ot,saman, kuru yaprak gibi..) bu da toprağa karıştırılır. Gövde ve yüzeye yakın köklere zarar vermemek için gövdeye yakın yerler el çapası ile işlenir

                                                        BUDAMA

    Kış ayları budama zamanıdır. Bütün meyve ağaçları az veya çok budama gerektirir. Yeni fidanlarda şekil,daha ileriki yıllarda da ürün budaması yapılır. Budanmayan ağaçlar çalılaşır ve meyve kalitesi düşer. Fazla uzayan ağaçlardan meyve toplamak, ilaçlamak çok güçleşir. Budamanın aşırısı da iyi değildir.

    Budama her ağaca göre değişen karmaşık bir işlemdir. Doğru teknik kullanılmadığı takdirde ağaçlar zarar görür. Kaliteli ve uzun ömürlü meyve ağaçları için mutlaka profesyonel yardım almak

    gerekir.

     

     

     

                     MEYVE ÇEŞİTLERİ

     çalı, asma şeklinde veya yerde yetişen meyvelerle ilgili  bilgiler

    ÇİLEK

    Çilek ev bahçelerinde kolayca yetiştirilebilir. Üstelik tabii şartlarda yetişen çileğin tadı ve kokusu hazır alınanlardan çok daha güzel olur.

    Çilek bitkisi ekildiği yerde 4 yıl kalacağı için toprak iyi işlenmelidir. Bol güneş alan,drenajı iyi bir yer seçilir. Sonbaharda bol gübre ile beraber derince kazılır. Hafif topraklarda hasat daha erken olur.

    Baharda güzelce işlenen toprak balık sırtları şeklinde hazırlanır.Açık  köklü çilek fideleri bu sırtlara 40 cm. aralıklarla dikilir.Can suyu verilir.Sıra araları  75-80 cm. olmalıdır. Fideler mümkünse eylülde, değilse mart ayında dikilir. Saksıda alınan fideler her zaman dikilebilir.

    Yeni fideler sıkça sulanır.Yetişkin bitkiler ise haftada bir sıralar arasına salma su verilerek sulanır. Kaliteli ürün için yabani ot mücadelesi şarttır. Nisanda sıra aralarına saman, kuru ot veya çam iğneleriyle malç yapılırsa hem ot çıkmaz hem de meyveler toprağa değerek çürümez.Sulama sabah erken yapılmalıdır.Bu şekilde, ıslanan meyveler akşama kadar kurur ve hastalık ihtimali azalır.

    Meyve hasadı bittikten sonra çilekler budanır.Bütün yaprakları kesilir,sırayı bozan fidecikler sökülür. Malç artık kaldırılır ve  toprak hafifçe çapalanır. Çilek tarlası yaz aylarında da her 15 günde bir bolca sulanır.

    Bir başka dikim usulü:

    Toprak balıksırtı hazırlandıktan sonra sırtların üzerleine ince siyah naylon serilir. Sıra aralarına doğru uzatılarak toprak ve taşlarla sabitlenir. Naylon 40 cm. aralıklarla çarpı şeklinde kesilir ve fideler buralara dikilir. Can suyu fidelerin diplerine verilir. Daha sonraları salma suyla sulanır. Bu şekilde fideler çok sağlıklı ve temiz büyür. Ürün erken alınır.

    Çilek tarlasının her 4 yılda bir yenilenmesi gerekir.Meyvesiz kalmamak için 3.yıl başka bir yer hazırlanıp,fide ekilir.Ertesi yıl eski tarla bozulur.Çilek toprağa kolayca yayılan bir bitkidir. Her yıl bolca fide elde edilebilir.

    Çileğin hasadı mayıs-haziran aylarında 4 hafta kadar sürer. Çok  fazla çeşidi vardır.Devamlı meyve veren cinsleri de mevcuttur. Bu cinslerin bir kısmının küçük ama kokulu ve çok lezzetli meyveleri vardır.Diğer bir kısmı da normal boyda meyve verir. Yılın 3 mevsiminde üstlerinden çilek eksik olmaz.

    Ülkemize has Osmanlı çileği de pembe, kokulu meyveleriyle reçel yapımında çok aranılır. Çilek taze tüketildiği kadar, pasta,şekerleme  ve meyve suyu yapımında kullanılır.Derin dondurucuda saklanabilir.

    Bahçe yoksa ürün için değil ama zevk için saksıda çilek yetiştirilebilir.Fazla yayılmayan yediveren cinsleri dikilirse 7-8 ay çilek verir.

       

      AHUDUDU

    Leziz ve kokulu ahududu meyveleri hem taze tüketime hem de işlenmeye çok uygundur. Derin dondurucuda çok güzel durur. Reçeli yapılır. Tam bir vitamin deposu ve şifa kaynağı olduğu tesbit edilmiştir. Pastacılıkta çok aranan değerli bir meyvedir. Bitkisi böğürtlene çok benzer.Ancak dikensizdir.

    Ahududu için rüzgar almayan,güneşli veya hafif gölge bir yer seçilir.Toprak zengin ve orta ağırlıkta,drenajı düzgün olmalıdır. Kışın su tutan yerlerde bitki çabucak çürür.

    Bitki yerinde 10-12 yıl kalacağı için toprak iyi işlenmelidir. Toprak dikimden en az bir ay önce bol gübre ile kazılır. Yabani otlar tamamen temizlenir.

    Çıplak köklü fideler kasım-aralık aylarında,saksıda alınanlar her zaman dikilebilir.

    Toprağa sırayla 40 cm. genişlik ve 10-15 cm. derinlikte sığ çukurlar açılır. Sıra üstleri 45 cm. sıra araları ise en az 1,5 metre olmalıdır. Her fidenin kökü  çukurun içine yayılır. Boşluk kalmayacak şekilde gübreli toprakla doldurulur. Ayakla hafifçe bastırılarak sıkıştırılır. Fidenin dışarıda kalan kısmı 30 cm. üzerinden budanır. Can suyu verilir. Saksılı fideler için gerekirse daha derin çukur açılır.

    Baharda her fidenin yanına 1,5-2 metrelik destekler dikilir. Veya sıraların her iki başına direk dikilir ve plastik kaplı  teller gerilerek bitkiler desteklenir.

    Yabani ot mücadelesi için dipleri ara sıra çapalanır.Mart ayında toprağı bir tabaka iyi çürümüş gübre veya kompost ile örtülürse hem otlanma çok azalır, hem de toprak nemini korur. Sonbaharda bu gübre çapa ile toprağa karıştırılır.

    Ahududu bol ve düzenli su ister.Her seferinde su doyasıya verilmelidir.Dipleri kurumamalıdır. Meyveye durmadan önce gübre şerbeti vermek çok iyi olur. Verimi artırır.

       Meyveleri çilekten hemen sonra olgulaşarak nöbeti devralır. Yaz varyeteleri haziran-temmuz arası olgunlaşır. Hasat süresi 1,5 ayı bulur. Sonbahar çeşitleri ise ağustostan itibaren sonbahar boyunca meyve verirler.Yalnız bu cinslerin meyvesi az olur. Boyları kısa olduğu için destek istemezler.Ahududu cinsine göre sarı, kırmızı veya bordo renklerde olur. Meyvesi olgunlaştıkça toplanır.Ayıklanmış olarak kolayca ele gelir.

    Hasat bittikten hemen sonra meyve veren dallar dipten kesilir. Yeni çıkan dallar bırakılır. Bunlar ertesi yıl meyve verir.

    Derin dondurucuda saklamak için ahududular bir tepsiye dizilir ve dondurucuya konur.İyice donunca çıkarılır. Tepsiden kolayca ayrılan meyveler küçük kap veya poşetlere yerleştirilerek tekrar dondurucuya konur. Çilek de böyle dondurulur.

    Ahududu kök sürgünlerinden kolayca yetiştirilir.

             

    FRENK ÜZÜMÜ

    Salkımlar halindeki meyveleri ekşimsi ama çok lezzetlidir.Reçel,şurup yapılır.Pastacılıkta kullanılır.

    Bitkisi  destek istemeyen düzgün dallarıyla 1,5 metre kadar uzayan bir çalıdır. Açık yeşil zarif yaprakları ve mücevher gibi parlayan meyveleriyle gayet güzel bir süs çalısı olarak kullanılabilir. Sarı ve siyah renkli cinsleri de mevcuttur. Meyveleri haziran-temmuz aylarında olgunlaşır.Hasat süresi epey uzun sürer.

    Bol güneşli bir yere dikilir.Toprak açısından seçici değildir. Ekim-kasım aylarında 1,5 metre aralıklarla 50 cm. derinlik ve genişlikte çukurlar açılır.Çukura bir miktar gübreli toprak atılır. Fide kökleri yayılarak yerleştirilir.Gübreli toprakla çukur doldurulur.Sıkıştırılır ve can suyu verilir. Fideler saksı ile alınırsa her zaman dikilebilir. Yetişkin bir bitkiden alınan kök sürgünlerinden de kolayca yetişir.Frenk üzümü bitkisi 15 yıl kadar yaşar.

     

    Frenk üzümü sıcak mevsimlerde bol ve düzenli sulanır. Bitkinin meyve veren dalları sonbaharda 10 cm. üzerinden budanır.

     


    Tarih: , 13/5/2008 Kategori: meyve bahcesi düzenleme
    Yorum (0) | Bağlantı

    kaya bahceleri

    Nezahat Gökyiğit kaya bahçesi


    Tarih: , 13/5/2008 Kategori: kaya bahceleri
    Yorum (0) | Bağlantı

    zen bahcesi


    Tarih: , 13/5/2008 Kategori: zen bahcesi
    Yorum (0) | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->